Showing posts with label sulley ali muntari. Show all posts
Showing posts with label sulley ali muntari. Show all posts

Monday, January 28, 2008

Gana'08, 9.Gün



GÜNÜN MAÇLARI

GİNE 1 NAMİBİYA 1

GANA 2 FAS 0

A Grubu'nda bugün kader tayin günüydü ve Fas, sahip olduğu kaliteli kadro ve fiyakalı başlangıca rağmen hiç de etkileyici olmayan bir Gine takımının arkasında kalarak turnuvadan elendi. Gine, grubun şamaroğlanı Namibiya'yı hücumunun herşeyi Feindouno'suz çıktığı maçta mağlup edemezken buna rağmen Fas'ın evsahibi Gana'ya kaybetmesiyle korkulu rüya görmekten kurtuldu. Feindouno'suz Gine'nin de hücum gücünün ne kadar zayıfladığını bu maçta daha iyi tetkik etme fırsatı bulduk. Forvetin arkasında fasilitör görevi gören St.Etienneli yıldız oyuncunun yokluğunda hücumun sağ ve solunda görevli olan Bangoura ve Mansare'de tüm etkilerini kaybediyorlar. Esasında kapanan bir rakip ve sıkışık oyun, Gine'nin en son istediği şey dolayısıyla bu maçı ilerisi için ölçü olarak almak hata olur. Gine, çeyrek finalde muhtemelen kendisine karşı açık oynayan bir takımla karşılaşacak ve patlayıcı, ani hücumlara dayanan oyunundan daha iyi beslenmeyi bilecek. Bunun en iyi örneğini zaten Fas maçında görmüştük. Tabii, Gine'nin en önemli sorunlarından biri olarak gözüken orta sahada tutucu bir çapanın eksikliği ya da mevcut isimlerin bu konudaki yetersizliği, teknik direktör Robert Nouzaret'nin önlem alması gereken bir eksiklik olarak göze çarpıyor.

Grubun diğer maçındaysa evsahibi Gana, hırs ve ateşten yoksun Fas takımı karşısında orta sahadaki 2 dinamosu Essien ve Muntari'yle sonuca gitti. İkilinin birbirine yaptığı asistlerle maçı 2-0 kazanarak bir üst tura yükselen Gana hakikaten fizik güç olarak Afrika ortalamasının dahi çok üzerinde bir görüntü çiziyor. Dinamik ikili Essien ve Muntari takımın adeta motoru işlevi görüyor. Kanatlarda Arsenal çıkışlı Quincy Owusu-Abeiye ve Hearts'lı Kingston'ın(bu maçta oynamadı) istikrarsız bir görüntü çizmesi ve daha önce de bahsettiğim gibi forvetlerinin tek yönlülüğü ise Gana'ya sıkışık bir maçta zor anlar yaşatabilir. Yine de ilk tur sonrası rahatlıkla söyleyebiliriz ki ev sahibi Gana, Fildişi Sahili'yle birlikte turnuvanın en büyük favorisi.

GÜNÜN NOTU: Senegal teknik patronu, eski Polonyalı milli oyuncu Henryk Kasperczak, ilk 2 maçta alınan kötü sonuçlar sonrası ani bir kararla istifa etti.

Sunday, January 20, 2008

Gana'08, Afrika Kupasi Günlüğü-1





GÜNÜN MAÇI: GANA 2 GİNE 1, 55 Gyan pen. 65 Kalabane 90 Muntari

RESİM 1: Ne kadar renkli gözüküyor öyle değil mi? İyi bakın, içinize çekin, özümseyin ve hafızanıza kaydedin. Neden mi? Sürpriz! Afrika Kupası sıkıcıdır! Evet, sıkıcıdır. Kimi futbol yorumcularını, Bağış Erten'i, Banu Yelkovan'ı, Eurosport Türkiye tayfasını falan unutun. Okyanusya Kupası ve Asya Kupası'ndan sonra futbol sahalarının görebileceği en sıkıcı turnuvadır, Afrika Kupası. O yüzden kara kıtanın renkli insanlarından en azından saha dışında keyif almayı bilin. İnanın saha içindeki mücadele dışındakine tamamen zıt.

RESİM 2: Sulley Ali Muntari, nereden baksanız bir 5 senedir Avrupa'nın üst düzey arenalarında rastladığımız bir isim. Güçlü fiziği, dinamik oyunu ve ortalamanın üstündeki tekniğinin yanı sıra ceza sahası dışından yolladığı etkili füzeleri, geçtiğimiz yaz onun için 7 milyon pound harcanmasına sebebiyet vermişti. Portsmouth taraftarları ondan memnun ve kulüp sahibi Alexandre Gaydamak da ona ödediği tek bir "kara" pound'dan bile şikayetçi değil. İşte bu genç adam, bu akşam Gana-Gine maçını izlerken kötü oynamasına rağmen oyunu izlenebilir kılan 2-3 isimden biriydi. Dile kolay sahada ayak içiyle topa hükmedebilecek belki de tek isimdi. Mücadeledeki ortalama tekniğin vehametini siz düşünün artık.

Muntari, 89 dakika ortalıklarda yoktu ama evsahibi taraftarları çılgına çeviren golü tam 30 metreden kusursuz bir füzeyle geldi. Gol sevinci de görülmeye değerdi doğrusu.

RESİM 3: Abedi "Pele" Ayew, Gana futbolunun yetiştirdiği tartışmasız en büyük isim, Accra'nın efsanesi, gururu. Senelerce Fransa Ligi'nde forma giydi, Marseille'nin altın dönemlerinde orta sahanın yaratıcı beyniydi. En son kendisini 12 yaşımdayken eski Adanasporlu Timur Yanyalı'yla birlikte 1860 Münih'te izlemiştim, bir kasaba sahasında. İşte bu da Gana efsanesi'nin 18 yaşındaki oğlu Andre Ayew, maça sonradan dahil oldu ve kısa sürede izlettirdikleriyle babasının mirasını taşıma yolunda bizlere umut verdi. Yolu açık olsun.